Dünya genelinde bilişim teknolojileri (BT) harcamaları hızla artıyor. Yapay zekânın yükselişi, bulut altyapılarının yaygınlaşması ve siber güvenlik ihtiyaçları, şirketleri teknolojiye daha fazla yatırım yapmaya zorluyor. 2025’te global IT harcamalarının 5,4 trilyon dolar seviyesini aşacağı tahmin ediliyor. Peki, Türkiye’de durum nasıl?
Bizim BT ekosistemimiz de bu dönüşümün bir parçası, ama kendi dinamikleriyle: döviz kurlarındaki dalgalanmalar, regülasyon tartışmaları ve kamu-özel sektör ilişkileri gündemin ilk sıralarında.
Küresel Manzara
Dünya çapında şirketler yapay zekâ yatırımlarını hızlandırıyor. AI artık sadece bir trend değil; müşteri deneyiminden üretime kadar iş süreçlerinin merkezine yerleşiyor. Bu nedenle BT bütçeleri büyüyor ve teknoloji artık “destek birimi” değil, “stratejik kararların merkez üssü” haline geliyor.
Türkiye’nin Gündemindeki Zorluklar
- Döviz Riski: Donanım ve birçok yazılım ithalata dayalı olduğu için kur artışları BT maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Şirketler döviz bazlı sözleşmelere yöneliyor ama bu da özellikle KOBİ’ler için ciddi yük yaratıyor.
- Regülasyonlar:
- Türk Telekom’un imtiyaz süresinin uzatılması tartışmaları, telekom sektöründe rekabeti gündeme taşıyor.
- BTK tarafında ortaya atılan e-imza güvenliği tartışmaları, dijital güvenlik konusundaki hassasiyetleri artırıyor.
- Ayrıca, AB’de yürürlüğe giren Yapay Zekâ Yasası, Türkiye’de de regülasyon tartışmalarına ilham veriyor.
- Girişimler ve Dijitalleşme: Bazı raporlara göre girişimlerde BT kullanımında gerileme var. Bu da bize, hâlâ adaptasyon eksiklikleri ve yatırım ihtiyacı olduğunu gösteriyor.
Fırsatlar Nerede?
- Yeşil Veri Merkezleri: Enerji verimliliği artık sadece çevresel değil, ekonomik bir zorunluluk. Türkiye’de de sürdürülebilir veri merkezlerine yatırım artabilir.
- AI ve Otomasyon: Lojistikten perakendeye, üretimden finansa kadar pek çok sektörde otomasyon ve yapay zekâ ile verimlilik artışı mümkün.
- Yerli Çözümler: Donanım ve yazılımda dışa bağımlılığı azaltmak, sadece maliyetleri kontrol etmek için değil, aynı zamanda küresel rekabette söz sahibi olmak için kritik.
Sonuç & Öneriler
2025, Türkiye’de BT yatırımları için hem risklerin hem de fırsatların bir arada olduğu bir yıl olacak. Döviz dalgalanmaları ve regülasyon baskıları gündemde kalmaya devam edecek. Ama aynı zamanda sürdürülebilirlik, otomasyon ve yerli üretim fırsatları da karşımızda duruyor.
Kısacası, teknolojiye yatırım yapmak artık “seçenek” değil, zorunluluk. Hem şirketler hem de kamu kurumları için önemli olan; doğru alanlara yatırım yaparak bu dönüşümden güçlü çıkmak.

