Seyahat

Yolculuklardaki Yabancılar

Yola çıktığım her seferde, sadece yeni şehirler görmediğimi; aynı zamanda hayatıma kısa süreliğine uğrayıp geçen insanlarla da karşılaştığımı fark ediyorum. Bazıları öylesine gelip geçiyor, bazıları ise hiç beklemediğim şekilde içimde iz bırakıyor.

Bir yolculuk sırasında yanımda oturan yaşlı bir amcayı hiç unutmadım. Elinde eski bir defter vardı; kapağı eskimiş, sayfaları sararmış, yılların yorgunluğunu üzerinde taşıyan bir defter. O defteri karıştırırken hissettiğim şey, insanların hikâyelerinin de yollara eşlik eden sessiz yol arkadaşları olduğuydu. Sayfalar arasında onlarca yolcunun izine rastlanıyordu; kimisi kısa bir cümle, kimisi uzun bir anlatı bırakmıştı. Sıra bana geldiğinde birkaç satır yazdım. O satırların bir gün, hiç tanımadığım birinin yolculuğuna eşlik edeceğini bilmek bana garip bir huzur verdi.

Amca bana bakıp gülümsedi ve hayatımda belki de en çok aklımda kalan nasihatini söyledi: “Yola çık, yol açık. Hiç durma. Hep gez.” O sözler öyle derin bir şekilde zihnime kazındı ki, yıllar geçse de kulağımda yankılanacak. Bazen bir yolculuğa çıkarken bavulumu kapatırken, bazen bir tren penceresinden dışarı bakarken tekrar tekrar hatırlıyorum.

Bir başka seferde, yürüyen merdivenlerde ağır valizlerimle uğraşırken bir yabancı sessizce yardım etti. Tek bir kelime etmedi, ama elini uzatıp yükümü hafifletti. O küçücük iyilik, yolculuğun yorgunluğunu unutturan bir hatıraya dönüştü. İnsan bazen iyiliğin ne kadar basit ama aynı zamanda ne kadar iz bırakıcı bir şey olduğunu o anlarda anlıyor. O gün, yalnız olmadığımı; dünyanın, tanımadığımız insanların sessiz destekleriyle daha yaşanılır olduğunu hissettim.

Yıllar geçse de aklımda kalanlar çoğu zaman şehirlerin siluetleri, meydanların kalabalığı ya da sokakların kokusu olmuyor. Asıl hatırladıklarım, içime işleyen bu karşılaşmalar oluyor. Bir deftere yazdığım satırlar, hiç tanımadığım birinin bana verdiği cesaret, bir yabancının sessiz yardımı…

Belki de yolculukların en büyük armağanı budur: Bavullardan çıkarıp sakladığımız eşyalar değil, kalbimizde taşıdığımız bu küçük ama derin izler. Çünkü yolun asıl hatırası, insanın insana değdiği anlardır.

Tek tıkla güncel kal: Abone Ol

Bültenime abone olun, güncel kalın