
Birçok kişi yatırım deyince “geri dönüş oranını” hesaplar.
Ama kimse “kendine yatırımın geri dönüşünü” hesaplayamaz.
Çünkü o, sadece kazanç değil; dönüşümdür.
Benim için bu dönüşüm, öğretmenlik yaparken başladı.
Her gün gençlerden yeni bir şey öğreniyorum. Onların hayata bakışı, bizim kuşağın sessizliğini kıran bir cesareti taşıyor.
Eskiden uzman olanın sözü sorgulanmazdı, şimdi ise gençler soru sormaktan çekinmiyor.
Bu bile başlı başına bir öğrenme, bir aynalanma hali.
Kendime yaptığım yatırım, sadece kitaplardan ya da iş hayatımdan gelmedi.
Yazmak, okumak, resim yapmak, org çalmak, koşmak, seyahat etmek…
Bunların hepsi bana nefes aldırdı.
Bir terapiden değil belki ama kendi iç sesimi duymayı öğreten küçük terapilerden bahsediyorum.
Artık insanlarla iletişim kurarken daha farklı hissediyorum.
Eskiden çok ince bir çizgide yürürdüm; şimdi o çizgi yerine bir ayna gibiyim.
Karşımdakini olduğu gibi yansıtıyorum, ama kendi prensiplerimi bozmadan.
Çünkü anladım ki, gelişmek sadece yeni şeyler öğrenmek değil; bazen yumuşamak, bazen direnmek, bazen sadece durup yansımak.
Kendine yatırım böyle bir şey.
Görünmez ama etkisi kalıcı.
Ve en güzeli, getirisi asla bitmiyor.

