Edebiyat & Sanat

George Orwell: Bütün Hayvanlar Eşittir Bazıları Daha Eşittir

Orwell’in Hayvan Çiftliği adlı eseri, masalsı bir kurgu altında en sert siyasal eleştirilerden birini taşır. Çiftlik hayvanları, özgürlük ve eşitlik uğruna ayaklanır. İnsanların zulmünden kurtulup kendi düzenlerini kurarlar. Başlangıçta saf ve umut dolu bir idealle hareket ederler: herkes eşit olacak, hiçbir hayvan diğerinden üstün olmayacak.

Ancak zamanla devrimin saf ışığı gölgelenir. İktidarın cazibesi, hayvanların en akıllı ve kurnaz olanlarını, yani domuzları yozlaştırır. İşte o meşhur cümle bu noktada belirir: “Bütün hayvanlar eşittir, ama bazıları daha eşittir.” Bu söz, yalnızca ironik bir çelişki değildir; aynı zamanda eşitlik ideallerinin nasıl içi boşaltıldığını gösteren bir ayna gibidir.

Akademik açıdan bakıldığında bu ifade, dilin ideolojiye nasıl hizmet ettiğini kanıtlar. Bir slogan, ilk başta umut verici olabilir, ama otoritenin elinde gerçeği maskelemeye dönüşür. Orwell burada, totaliter rejimlerin dil oyunlarıyla eşitsizliği nasıl meşrulaştırdığını gözler önüne serer. Edebi açıdan ise bu cümle, okurun zihninde bir yankı gibi kalır; insana kendi toplumunda da benzer adaletsizliklerin olduğunu fısıldar.

Bugün baktığımızda, “bazıları daha eşittir” yalnızca bir çiftlikteki hayvanların trajedisi değildir. İnsan toplumlarının her döneminde, iktidarın gölgesinde aynı çelişkiyi görürüz. Yasalarda, anayasada, söylemlerde herkes eşit denir; ama bazı insanlar ayrıcalıklı konumlarını kaybetmemek için bu eşitliği kendilerine yontar. Orwell’in uyarısı buradadır: gerçek eşitlik yalnızca lafta değil, eylemde var olmalıdır. Aksi hâlde toplum, yeni efendilerin zincirine bağlanır.

Orwell’in cümlesi, bir kehanet gibi gökyüzünde asılıdır. “Bütün hayvanlar eşittir” dediğimizde umut ederiz; “bazıları daha eşittir” dediğimizde ise gerçeğin soğuk yüzüyle karşılaşırız.

Tek tıkla güncel kal: Abone Ol

Bültenime abone olun, güncel kalın